Hakkari’nin Pehlivan Mahallesi’nde devam eden Toplum Sağlığı Merkezi inşaatında yaşanan zemin kayması, çevredeki binaları yıkımın eşiğine getirdi. TMMOB Mimarlar Odası Hakkari Temsilcisi Hikmet Kanat, olayın ardından yaptığı açıklamada, ilk günden beri yetkilileri uyardıklarını ancak bilimsel verilerin ve yerel koşulların dikkate alınmadığını belirtti. Bu durumun ağır sonuçlar doğurduğunu ifade eden Kanat, bölgede 3 bina ve 1 iş yerinin ağır hasarlı raporu aldığını, 8 binanın ise güvenlik gerekçesiyle tahliye edildiğini söyledi.
Kanat, yaşanan ihmaller zincirine tepki göstererek, mülk sahiplerinin de resmi başvurularla riskleri defalarca bildirdiğini ancak yerel idarelerin ve kurumların bilimsel verileri göz ardı ettiğini vurguladı. En büyük mühendislik hatasının, yüzeyde su görülmemesini zeminin güvenli olduğu şeklinde yorumlamak olduğunu belirten Kanat, üst kotlardan süzülen gizli yer altı sularının kazı alanında ciddi bir yanal baskı oluşturduğunu açıkladı. Zemin etüt raporlarının sahaya doğru yansıtılması durumunda, dik yamaç arazide toprağın ağırlaşacağı ve kayma riskinin öngörülebileceğini dile getirdi.
Proje kapsamında çevre binaları korumak amacıyla kullanılan fore kazık sisteminin de teknik açıdan yetersiz kaldığını belirten Kanat, kazıkların betonarme kuşak kirişleriyle desteklenmediğini ve çelik halatlarla sağlam zemine bağlanmadığını ifade etti. Bu durumun, koruyucu olması gereken kazıkların toprağın yanal basıncına dayanamayarak kırılmasına yol açtığını anlattı. Çökme nedeniyle binaların altındaki toprağın kazı alanına kaydığını, yapılarda farklı oturmalar ve derin yarıklar oluştuğunu belirtti.
Bölgedeki tehlikenin henüz geçmediğini, hasarlı yapıların yanı sıra zarar görmeyen binaların da büyük risk altında olduğunu vurgulayan Kanat, olası bir deprem veya yoğun yağış durumunda zemin sıvılaşması yaşanabileceği uyarısında bulundu. Yeni bir felaketin önüne geçilmesi için acilen atılması gereken bilimsel adımları sıraladı: Mevcut geçici toprak dolgusunun kaldırılmaması, riskli hat boyunca daha güçlü bir ‘sekant fore kazık perdesi’ inşa edilmesi ve bu sistemin taşıyıcı zemine kadar ulaştırılarak betonarme kuşaklarla güçlendirilmesi. Ayrıca çelik boru yatay destek sistemleriyle zeminin içeriden sabitlenmesi ve risk altındaki binaların kurtarılması için yüksek basınçlı çimento uygulaması olan ‘Jet-Grout’ yönteminin devreye sokulması gerektiğini belirtti. Bölgede oluşan derin yol yarıklarının sızdırmaz malzemelerle kapatılması ve üst kotlardan gelen yer altı sularının drenaj kuyularıyla tahliye edilmesi de öneriler arasında yer aldı.

