Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Kliniği’nden Prof. Dr. Murat Akarsu, bayram döneminde metabolik dengeyi korumanın anahtarının porsiyon kontrolü ve öğün çeşitliliği olduğunu vurguladı. Günlük protein alımının vücut ağırlığının kilogramı başına 0,8-1 gramı geçmemesi gerektiğini belirten Akarsu, bayram sabahına hafif bir kahvaltıyla başlanması ve öğünlerde aşırı et tüketiminden kaçınılması gerektiğini ifade etti. Kurban etlerinin ilk gün sert olabileceği için buzdolabında dinlendirilmesi gerektiğini kaydeden Akarsu, et tüketilirken sebzeli ve sulu yemeklerin tercih edilmesinin daha sağlıklı olacağını söyledi. Bayramda artan protein tüketimi nedeniyle günlük sıvı alımının da ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Akarsu, protein metabolizmasının oluşturduğu üre ve ürik asit gibi yıkım ürünlerinin böbreklerden atılabilmesi için günlük en az 2-2,5 litre su tüketilmesi gerektiğini belirtti. Kırmızı etin doymuş yağ ve kolesterol açısından zengin olduğunu hatırlatan Akarsu, “Kırmızı etin aşırı tüketimi gastrointestinal sistemi zorlayarak hazımsızlık, kabızlık ve reflüyü tetikler.” dedi. Aşırı et tüketiminin uzun vadede damar sertliği riskini artırabileceğini ve gut hastalığı ataklarına yol açabileceğini sözlerine ekledi.
Yeni kesilen kurban etinin hemen tüketilmesinin sindirimi zorlaştırdığını belirten Akarsu, etlerin öncelikle güneş görmeyen, serin bir ortamda birkaç saat bekletildikten sonra buzdolabında en az 24 saat dinlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Kurban etlerini pişirmenin en sağlıklı yöntemlerinin haşlama, fırınlama ve ızgara gibi yağ eklenmeyen teknikler olduğunu anlatan Akarsu, mangal yapılırken etin doğrudan ateşe temas ettirilmesinin kanserojen bileşiklerin oluşmasına neden olabileceğini dile getirdi.
Bayram sofralarında etin yanında C vitamini açısından zengin yeşil yapraklı sebzeler, limonlu salatalar ve turunçgillerin tüketilmesinin demir emilimini artıracağını belirten Akarsu, tam tahıllar, yüksek lifli sebzeler ve yoğurt, ayran, cacık gibi probiyotik içerikli gıdaların bağırsak hareketlerini desteklediğini söyledi. Hipertansiyon, diyabet ve kalp hastalarının bayramda daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Akarsu, bu hastaların beslenme düzenlerine özel önem göstermeleri gerektiğini belirtti.
Aynı hastanenin Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Bilal Çuğlan ise Kurban Bayramı’nda ani beslenme değişikliklerinin kardiyovasküler sistemde ciddi yük oluşturabileceğini söyledi. Bayram dönemlerinde gün boyu protein ve yağ yüklemesine yol açan beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi gerektiğini belirten Çuğlan, güne hafif, lif ve antioksidan oranı yüksek bir kahvaltıyla başlanması gerektiğini ifade etti. Kırmızı et tüketiminin günün sadece tek bir ana öğününe ve mümkünse öğle saatlerine sabitlenmesi gerektiğini anlattı. Akşam saatlerinde tüketilen yüksek kalorili ve ağır proteinli gıdaların kan basıncında doğal düşüşü zorlaştırabileceğini ve kalbin gece boyunca dinlenmesini engelleyerek kardiyovasküler olayların artmasına zemin hazırlayabileceğini belirtti.
Çuğlan, kontrolsüz ve aşırı kırmızı et tüketiminin tüm vücudu stres altına soktuğunu vurgulayarak, bayram sofralarında yapılacak aşırı kaçamakların dahi kronik hastalarda ciddi sağlık sorunlarını tetikleyebileceğini söyledi. Bayramın sağlık sorunlarıyla gölgelenmemesi için porsiyon kontrolünün korunması, ilaç düzeninin bozulmaması ve fiziksel hareketin artırılması gerektiğini sözlerine ekledi.


