SBÜ İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Kliniği’nden Doç. Dr. Zeynep Altın, Kurban Bayramı süresince beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. Bayram sofralarının önemli bir kültürel parça olduğunu ancak aşırı tüketime dönüşebileceğini vurgulayan Altın, özellikle metabolik hastalıkları olan bireylerin daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.
Diyabet, hipertansiyon, hiperlipidemi, kalp-damar ve böbrek hastalığı bulunan kişilerin bayram boyunca beslenmelerine özen göstermeleri gerektiğini belirten Doç. Dr. Altın, “Özellikle metabolik hastalıkları olan bireylerde birkaç günlük diyet bozma bile ciddi metabolik sonuçlar ortaya çıkarabilir. Tuz ve yağ oranı yüksek beslenme; tansiyon regülasyonunun bozulmasına, böbrek yükünün artmasına ve kalp hastalıkları açısından ciddi risklerin oluşmasına neden olabilir” dedi.
KURBAN ETİ HEMEN TÜKETİLMEMELİ
Kurban etinin tüketimine ilişkin yanlış uygulamalar bulunduğunu ifade eden Doç. Dr. Altın, kesilen etin hemen tüketilmesinin sindirim sistemi açısından sakıncalı olduğunu belirtti. Kesim sonrası ette ‘ölüm katılığı’ olarak bilinen rigor mortis döneminin oluştuğunu anlatan Doç. Dr. Altın, etin biyokimyasal olarak yenilmeye hazır hale gelmesi için yaklaşık 24 saat boyunca 4 derece sıcaklıkta, tercihen buzdolabında bekletilmesi gerektiğini söyledi. Bu süreç tamamlanmadan tüketilen etin sindirim sistemi rahatsızlıklarına neden olabileceğini ekledi.
ETİ KÖMÜRLEŞTİRMEK KANSEROJEN RİSKİ OLUŞTURUYOR
Bayramlarda mangal kültürünün yaygın olduğunu ancak pişirme yönteminin sağlık açısından büyük önem taşıdığını kaydeden Doç. Dr. Altın, yüksek ısıda ve kömürleşecek şekilde pişirilen etlerin sağlık risklerini artırdığını belirtti. Eti kömürleştirdiğimiz zaman içerisinde kanserojen risk taşıyan polisiklik aromatik hidrokarbonların oluştuğunu ifade eden Altın, etin haşlama, fırında pişirme ya da kontrollü ızgara yöntemleriyle tüketilmesinin daha sağlıklı olacağını söyledi. Mangal yapılacaksa etin kömürleşmemesine ve ateş ile et arasında yaklaşık 15 santimetrelik bir mesafe bırakılmasına dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.
BAYRAM SOFRALARININ GİZLİ DÜŞMANI: TUZ
Kurban Bayramı sofralarında özellikle kavurma ve işlenmiş et tüketimiyle birlikte yüksek miktarda tuz alındığını söyleyen Doç. Dr. Zeynep Altın, fazla tuz tüketiminin ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirdiğini belirtti. Altın, “Tuz yükünün artması tansiyonun yükselmesine, tansiyon kontrolünün bozulmasına ve böbrek hastalıkları açısından risk oluşmasına neden olabilir. Özellikle hipertansiyon hastalarının bu konuda çok dikkatli olması gerekiyor” diye konuştu. Kuyruk yağı ve katı yağ tüketiminin de doymuş yağ alımını artırarak kalp sağlığını olumsuz etkilediğini ekledi.
SICAK HAVALARDA SIVI TÜKETİMİ ARTTIRILMALI
Bayramın sıcak yaz günlerine denk geldiğine dikkat çeken Doç. Dr. Altın, fazla et tüketiminin böbrekler üzerinde ek protein yükü oluşturduğunu, bu nedenle sıvı tüketiminin artırılması gerektiğini söyledi. Yüksek sıcaklıkların vücudun sıvı ihtiyacını daha da artırdığını belirten Altın, “Hem sıcak hava hem de fazla protein tüketimi nedeniyle günlük sıvı alımına ekstra dikkat edilmeli. Özellikle tuz tüketimi arttığında sıvı ihtiyacı da yükseliyor” dedi.
Sağlıklı bir bayram sofrası için tabağın dörtte birinin kırmızı etten, yarısının bol yeşillik ve salatadan, geri kalan dörtte birinin ise tam tahıllı gıdalardan oluşması gerektiğini belirten Doç. Dr. Zeynep Altın, lif içeriği yüksek sebzelerin metabolik dengeyi korumaya yardımcı olduğunu sözlerine ekledi.


